17 Eylül 2019
  • Ankara25°C
  • İstanbul25°C
  • İzmir27°C
  • Adana30°C

60 BİN İLAVE ÖĞRETMEN ATAMA TALEBİ GÜNDEMDEN DÜŞMÜYOR! EĞİTİMDE EN BÜYÜK SORUN ÖĞRETMEN AÇIĞI

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan 2019-2020 eğitim öğretim yılının açılmasının ardından önemli konulara değindi. Özellikle öğretmen atamaları, ücretli öğretmen alımları, 3600 ek gösterge ve sözleşmeli öğretmenlere tayin hakkının verilmesi istendi

60 Bin İlave Öğretmen Atama Talebi Gündemden Düşmüyor! Eğitimde En Büyük Sorun Öğretmen Açığı

10 Eylül 2019 Salı 21:47

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 10 Eylül 2019 Salı gübü itibarıyla katıldığı TV programında önemli konulara değindi ve 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılının başlaması dolayısıyla önemli açıklamalar yaptı. Özellikle 60 bin öğretmen ataması, 3600 ek gösterge, ücretli öğretmenlik ile sözleşmeli öğretmenlerin eş durumu tayin hakkı konuları ele alındı. İşte detayları ile tüm açıklamalar My Memur haberde:

ARA TATİL

Ara tatillerle ilgili Sayın Bakan’ın kurguladığı ve açıkladığı içerik hoş görünüyor ama pratikte ne kadar sahaya yansıyacak görmek lazım açıklamasında bulunan Genel Başkan Geylan sözlerine şöyle devam etti: Kasım ve Nisan aylarında yapılacak 1 haftalık ara tatili değerlendiren Geylan, “Ara tatilleri çocuklarımızın sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler açısından dolu dolu geçirebileceği bir zaman dilimi olarak değerlendirmeliyiz.

Sayın Bakan’ın kurguladığı ve açıkladığı içerik hoş görünüyor ama pratikte ne kadar sahaya yansıyacak görmek lazım. Tabi bu tatiller ile ilgili kamuoyunun bazı kesimlerinin öğretmenlere yönelik yanlış yargısı var. Altına basa basa söylüyorum: Bu tatil öğretmenlere değil, öğrencilere verilmiştir. Öğretmenler performanslarını kesintisiz devam ettireceklerdir” dedi.

60 BİN İLAVE ÖĞRETMEN ATAMASI TALEBİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Eğitimin en büyük sorununun öğretmen açığı olduğunu kaydeden Geylan, “Milli eğitime büyük yatırımlar yapabilirsiniz, hatta koca koca binaları en son teknoloji ile donatabilirsiniz ama sınıfta öğretmen yoksa, o yatırımların bir anlamı kalmıyor. Zira eğitimin taşıyıcı kolonu öğretmendir” diye konuştu.

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK

Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında 74 ilde 83 bin 783 ücretli öğretmen çalıştırıldığını söyleyen Geylan, “Ücretli öğretmen görevlendirmesi, öğretmen olmadığı durumlarda dersler boş geçmesin diye ilçe milli eğitim müdürlerinin ek ders ücreti karşılığı vekil öğretmen görevlendirmesi demektir. Üstelik ücretli öğretmenlerin tamamı eğitim fakültesi mezunu da değildir.

83 bin 783 ücretli öğretmenin 10 bin 500’ü iki yıllık yüksekokul mezunudur. Yine aynı araştırmada norm kadro açığını da tespit ettik. Buna göre 66 ilde norm kadro açığı 110 bin 721’dir. 81 ilin tamamı düşünülürse norm kadro ihtiyacının 200 bine dayandığı görülecektir. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk da açığımızın 97 bin olduğunu söylemiştir. Bu rakam eksik de olsa sendikamızın araştırmasını doğrular niteliktedir.

700 BİN ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMEN

Ayrıca Sayın Bakan, yaptığı açıklamada 700 bine yakın atama bekleyen öğretmen olduğunu bildirmiş ve öğretmen eksiğimizin ücretli öğretmenle gidermeye çalıştıklarını söylemiştir Dolayısıyla Türk Eğitim-Sen olarak ‘Hükümet 40 bin atama yaptı. Madem 100 bin öğretmen açığı var, o halde 60 bin öğretmen daha iş başı yapsın’ dedik. Ama ne yazık ki bu talebimize kulak verilmedi. Herkes bilmelidir ki; 60 bin ilave öğretmen ataması talebimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

MEB ile YÖK ÖĞRETMEN İHTİYACINI VE KONTENJANINI ORTAK BELİRLEMELİ

Yapılması gereken, MEB ile YÖK’ün önümüzdeki yıllar için öngörülen öğretmen ihtiyacını tespit ederek kontenjanları belirlemesidir. Atama bekleyen öğretmen sayısının 700 bine ulaşması ile ilgili de açıklama yapan Geylan, “Bir kısım bürokratlar devlet herkese iş vermek zorunda değil diyor. Bunu kabul etmiyoruz. Bu arkadaşlarımız öğretmen olmak için fakülteye girdiler, başarılı oldular ve KPSS’den yüksek puan aldılar

 Dolayısıyla bu öğretmenlerimizi istihdam etmek zorundasınız. Siyasi kaygılarla üniversite açarsanız ve yine siyasi kaygılarla kontenjanları belirlerseniz, elbette atama bekleyen öğretmen sayımız 700 bine ulaşır. Bunun mesuliyeti ülkeyi yönetenlere aittir, öğretmenlere değil. Yapılması gereken, MEB ile YÖK’ün önümüzdeki yıllar için öngörülen öğretmen ihtiyacını tespit ederek kontenjanları belirlemesidir. 700 bin meslektaşımıza devlet istihdam imkânı oluşturmalıdır” dedi.

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERE EŞ DURUMU TAYİN HAKKI VERİLMEMESİ ANAYASA İHLALİDİR

Hükümet sözleşmeli öğretmenlere eş durumundan tayin hakkını vermemekle anayasayı ihlal ediyor. Sözleşmeli öğretmenliğe karşı olduklarını bildiren Geylan, öğretmenlerin sadece kadrolu olarak istihdam edilmesini istediklerini kaydetti. 657 sayılı DMK’nın 4/B maddesinin devletimizin geçici ve süreli işlerinin gördürülmesi amacıyla personel ihtiyacını gidermek için ihdas edildiğini vurgulayan Geylan, bu maddenin adeta asal istihdam olarak kullanılır hale geldiğini ifade etti.

2011 seçimlerinde Hükümetin yanlıştan dönerek sözleşmelileri kadroya geçirdiğini ancak aynı Hükümetin 2016 yılında sözleşmeli öğretmenliği hem de çakılı istihdam ve mülakatla geri getirdiğini söyleyen Geylan, konuyu yargıya taşıdıklarını hatırlattı. Hükümetin sözleşmeli öğretmenlik uygulamasıyla anayasanın 41’inci maddesini ihlal ettiğini belirten Geylan, “Hükümet sözleşmeli öğretmenlere eş durumundan tayin hakkı vermemekle anayasayı ihlal ediyor.

Aile dramları yaşanıyor, boşanmalar artıyor” dedi. Üçüzlerini bırakıp Erzurum’a giden kadın öğretmenlerimiz olduğuna dikkat çeken Geylan, “Tüm sözleşmelileri kadroya alın ve bu mağduriyetleri giderin” dedi. Elverişsiz bölgelerde istikrarı sağlamanın yolunun öğretmenleri teşvik etmek olduğunu kaydeden Geylan, sorunun Zorunlu Hizmet Tazminatı ile çözülebileceğine dikkat çekti.

20 BİN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN ALIMI BATIYA YAPILDI!

Geylan ayrıca, “Ağustos ayında yapılan 20 bin sözleşmeli öğretmen alımında batı illerine de atama yapıldı. Hani amacımız elverişsiz bölgelerde öğretmen istikrarını sağlamaktı? İl merkezlerine atama yaparak kendi gerekçenizle çelişiyorsunuz” diye konuştu.

3600 EK GÖSTERGE

3600 ek göstergenin TBMM açılır açılmaz gündeme alınmasını istiyoruz. 3600 ek göstergenin yılan hikâyesine döndüğünü kaydeden Geylan, “Sayın Cumhurbaşkanı, 24 Haziran seçimlerinin arifesinde kamuoyuna 4 meslek grubunun ek göstergesinin 3600’e çıkarılacağı müjdesi verdi. Ancak bu söz hala yerine getirilmedi. Konuyla ilgili Türkiye Kamu-Sen olarak bir yasa tasarısı hazırladık.

Tasarıda tüm kamu çalışanlarının ek gösterge oranlarının güncellenmesini de istedik. Tasarı şu anda TBMM’de görüşülmeyi bekliyor. İktidar ve muhalefet Türkiye Kamu-Sen’in tasarısına sahip çıkarak, ek gösterge talebini hayata geçirmelidir. TBMM açılır açılmaz konunun gündeme alınmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının sözünü daha fazla havada bırakmayın” dedi.

EĞİTİMDE ŞİDDETE SON

Toplumun tüm kesimlerine sesleniyorum: Gelin bu davaya sahip çıkın. Eğitim çalışanlarına şiddet olaylarını değerlendiren Geylan, 27 Eylül tarihinde görülecek Ceren Damar Şenel davası ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Geylan açıklamasında şunları kaydetti: “Çankaya Üniversitesi’nde bir meslektaşımız katledildi. Sınavda kopya çekmesine müsaade etmediği bir öğrencisi tarafından odasında defalarca bıçaklandı.

Çok başarılı ve gelecek vaat eden bir bilim insanını hayatının baharında kaybettik. Bu vesileyle Ceren Damar Şenel kardeşimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine sabır diliyorum. Ceren Damar Şenel davasının 27 Eylül’de ilk duruşması olacak. Toplumun tüm kesimlerine sesleniyorum: Gelin bu davaya sahip çıkın. Bu dava sadece Ceren Damar Şenel ve ailesinin davası değil, tüm toplumun davasıdır” diye konuştu. 

Eğitimciye verdiğimiz değerin çocuklarımıza verdiğimiz değer olduğunu kaydeden Geylan, “Toplum olarak canımızın parçasını evladımızı öğretmenlerimize teslim ediyoruz. ‘Bu hamuru yoğur’ diyoruz. Çocuğunuz sizden çok daha fazla öğretmeniyle vakit geçiriyor. Dolayısıyla öğretmene verdiğiniz saygı, itibar, kendi çocuğunuza verdiğiniz değerle mütenasiptir. O halde gelin bu davaya sembolik bir anlam yükleyelim. Toplumun tüm kesimlerini bu davaya sahip çıkmaya davet ediyorum. Hükümete de şu çağrıda bulunuyoruz: Yapanın yanına kar kalmasın.

Devlet kamu çalışanını, eğitim çalışanlarını korusun. Şiddet söz konusu olduğunda bir şikâyete bağlı kalmaksızın ya da şikâyetten vazgeçildiğinde bile fail hakkında kamu davası yürütülsün, yasa koyucular tedbir alsın, hem önleyici tedbirler hem de fail hakkında caydırıcı müeyyideler ihtiva eden yasal düzenlemeler hayata geçirilsin. Geçen yıl bir anket gerçekleştirmiştik.

Ankete katılanların yüzde 26’sı okul ve çevresinde şiddete maruz kaldığını ifade etmişti. Şiddete maruz kalanların yüzde 84’ü şikâyetçi olmadığını ya da birtakım telkinlerle şikâyetini geri çekmediğini bildirdi. Gün geçmiyor ki haber bültenlerinde eğitim çalışanlarına saldırı hadisesi ile karşılaşmayalım. Dolayısıyla yasa koruyucu mutlaka tedbir almalıdır. Ceren Damar Şenel davası bir milat olmalıdır. Bu dava hepimizin davası olsun!” açıklamasında bulundu.

Yorumlar
MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.